Wednesday, February 18, 2015

happy


"Bu, boza ve yoğurt satıcısı Mevlut Karataş’ın hayatının ve hayallerinin hikâyesi. Mevlut, Asya’nın en batısında bir yerde, puslu bir göle uzaktan bakan yoksul bir Orta Anadolu köyünde 1957’de doğdu. On iki yaşındayken İstanbul’a geldi ve ondan sonra hep orada, dünyanın başkentinde yaşadı. Yirmi beş yaşındayken kö- yünden bir kız kaçırdı; tuhaf bir şey oldu bu, bütün hayatını belirledi. İstanbul’a döndü, evlendi, iki kızı oldu. Yoğurtçuluk, dondurmacılık, pilavcılık, garsonluk gibi çeşit çeşit işte hiç durmamacasına çalıştı. Ama akşamları İstanbul sokaklarında boza satmayı ve tuhaf hayaller kurmayı hiçbir zaman bırakmadı."
A Strangeness in my mind.

(para adoçar o sabor a boza, mas sem estar relacionado, só porque sim ou porque preciso de fechar as 15 janelas que estão abertas e reiniciar o portátil pelo menos uma vez por semana: caramelo)


no início do ano novo chinês, para saudar uma auditoria feita e arrumada e sem que eu tenha cozinhado nada. amanhã é um novo dia. estendemos o calendário do ano à nossa frente e faz-se um plano de batalha.

No comments:

 
Share