Friday, January 29, 2016

morning coffee,morning work




Bir Kış Sabahı

Kar yağmış evlerin damlarına, bembeyaz,
Kar yaşmış ağaçların dallarına, hava çok ayaz!

Beyaz örtü gelinlik gibi, giydirmiş kandisini,
Tabiatın üstünden soyarak renkli elbisesini!

Kuytularda tünemiş,yabani hayatın tüm sakinleri,
Sıcacık yuvaları andırır şimdi, yer altının inleri...

Yalnız aç bir serçe kuşu yem arar ısrarlı ve emince,
Ayakları iz bırakır kar üstünde çizgi çizgi, ince ince! !

Meraklı gözler izler cam arkalarından bu leziz manzarayı,
İnanan yürekler hatırlar hemen Mevla'yı, Maverayı...

Yollar buz tutmuş olsun, ne gam... yürekler sıcak olsun,
Kendi evi saraydır insana, dumanı tütsün de varsın damı alçak olsun! !

Pazar yeri sakindir, müşteri bulmak hayli zor bu gün,
Soğuk bıçak gibi... millet soba başında... pazarcı üzgün.

Anneciğimin kış günü ocaktaki köze üflemesi gelir aklıma,
Bir hüzün çüker yüreğime efkarla, anam düşünce yadıma!

İşte böyle bir kış sabahı bakarken penceremden,
Giden kırk yılım kırk saniye gibi geçti önümden!

Demek ki ömrün ömrü ancak bir kar tanesi kadarmış,
Ve hayat planlı bir döngü,
....sudan buhar, buhardan bulut, buluttan yağmur, yağmurdan su,
....anneden evlat doğarmış! !

2 comments:

Okan Dinc said...

İlk defa okudum
Çok güzel bir şiir

Ana V. said...

Ah! Mutluyum! :)

 
Share